Deniz SANDALCI

DÖRT DUVAR İMKÂNI SAĞLANMADIĞI İÇİN BİR YANIMIZ BURUK


Deniz SANDALCI
5 Eylül 2015 Cumartesi 21:12

Bu günlerde Muğdat Camii Karşısındaki sahil bandında birilerinin tiyatro provası aldığını gördünüz mü? Gördüysek bile neden sokakta çalıştıklarını kaçımız kendi kendine sordu?  Belki de hiç birimiz. Çünkü onların zevkine ya da şartlardan dolayı orada çalışmaları bizleri ilgilendirmedi. Amann canım altı üstü tiyatro yapıyorlar deyip ellerimizde yiyeceklerimizle sahil boyu yürüyüşümüze devam ettik.

İşte dikkatimizi çekmeyip başımızı çevirmediğimiz gruplardan bir tanesi… Tiyatro Aksı Derya.  Hiçbir kişi ve kurumdan destek göremedikleri için park ve sahillerde prova alan,  tiyatroya gönül vermiş gencecik insanlardan oluşan bir grup Aksı Derya. Bir metropol kent olan Mersinde, gençlerin bu derece bir şeylerden mahrum olması bizi derinden ilgilendirmeliydi oysa…  Bir kenti kent yapan modern binaları ve sahillerindeki yatırımları mıydı? Bir kentte insanların gözünün doyması yeterli miydi sizce, peki ya gönül doygunluğu ne olacaktı? Hiçbir maddi beklenti içerisinde olmadan kenti için tiyatro yapmaya çalışan bu gençlere destek gelmemesi, oyunlarını çıkaracakları bir dört duvar bulamamaları bizi duyarlılığa davet etmiyor mu? Bir kentin gelişmesi için gençlerden beklentileri yüksek olan insanlar bu gençlerin durumunu görmeli artık.  Sadece Aksı Derya grubu değil, birçok grup bu mahrumiyet içerisinde. Hiçbir kurumsal sahne desteğinde bulunulmadığı için parklarda ve kafelerde çalışan birçok grup var Mersin ‘de. Ve çoğunun başladığı sanat üretimi imkânsızlıklar yüzünden yarım kalıyor… Sonra da bu gençlerden beklentilerini yüksek tutanlar her yerde yakınmaya başlıyorlar. Neden bu gençlik bu kadar kötü yetişiyor diye.

Başımızı bile çevirip dertlerini anlamak için üşendiğimiz bu grubu tanıma zamanı çoktan geldi belki de: Tiyatro Aksı Derya 2014 yılında kurulmuş amatör bir tiyatro topluluğudur. Grubun sanat yönetmenliğini Kadir Gündüz üstlenmektedir. Grup üyeleri Çağla Seyit, Okan Çınlar, Kaya Zeybek, Şahika Gözükızıl adındaki gençlerden oluşmaktadır. Tek dertlerinin tiyatro yapmak olduğunu ve Mersin’in tiyatro anlamında gelişmesi için seferber olduklarını vurgulayan Aksı Derya  “ Hiç bir kurum ve kişiden destek görememek bizi yıldırmadı. Çünkü biliyorduk ki istedikten sonra yapılamayacak iş yoktu. Şartlar ve imkânlar bizi pes etmeye sürüklemedi. Aksine daha çok çalıştık ve doğayla iç içe olarak tiyatro provası almak bizi bir hayli mutlu etti.  Sahillerde prova aldığımız zamanlar insanlar bize dikkat bile etmeden önümüzden çekip giderken kedi –köpek  gibi sokak hayvanı dostlarımız izledi bizi çoğu kez. Prova almak için sahne istediğimiz yerler bizi gönlümüz boş bir şekilde gönderirken sahil ve parklar kollarını açtı bize.  Biz her şekilde mutluyduk.  Çünkü nerede olursak olalım tiyatro yapabiliyorduk. Ama yine de bu koca kentte çalışacağımız bir dört duvar imkânı sağlanmadığı için bir yanımız buruk “ diyerek düşünce ve duygularını dile getiriyor grup üyeleri.

Hal böyleyken bile...  Bir kentli olma bilincini birbirimize aşılar dururuz.  Modern olalım, temiz olalım, disiplin içinde olalım diye diye kendimizi örnek bir kent insanı kalıbına sokmaya çalışıp dururuz. Bizlerden sonra yetişen neslin _gençlerin_   kafamızdaki örnek ve modern (!) şehirde nasıl mutlu olacağını, ya da sanat anlamında nasıl zorluklarla mücadele ettiğini bilmeyiz.

Madem amacımız modern bir şehir yaratmak o modern şehrin bilinçli bir insanı olmaksa eğer gençlerimizin sanat üretimi yapabilecekleri ortamı sağlamak çok mu güç bizim için?

Dışardan gelen bir aktivite için aylar önceden biletler alırken sokağında bir grup gencin sanat için verdiği emeğe gözlerini kapamak mı doğru olan?

Yoksa kafamızda oluşan dört dörtlük şehir kavramının sadece göz doygunluğundan ibaret olmadığının farkına varıp sanatın her alanıyla uğraşan insanların rahat bir şekilde çalışabilmeleri için seferber olmak mı?


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

    Gündem

    Siyaset

    Teknoloji

    Yukarı Çık